Echelon Sistemi Nedir?

Echelon Sistemi Nedir?

3 Nisan 2022 0 Yazar: Bülent Keskin

       Echelon sistemi, 1948 yılında NSA, Avustralya Savunma Bakanlığı, İngiltere, Kanada ve Yeni Zelanda İletişim Teşkilatlarının UKASA adıyla bilinen anlaşması çerçevesinde kurulmuştur. Bu ilgili ülkelerle birlikte Almanya, Japonya, Norveç, Güney Kore ve Türkiye’nin de Echelon sistemine taraf olarak katıldığı öne sürülmektedir.

Echelon 1998 yılı itibarıyla, dakikada 2 milyon, günde ise 3 milyar telefonu dinleyebilmektedir. Belirli anahtar kelimelere göre yer tespiti de yapabilen sistem, özellikle ABD tarafından etkin bir biçimde kullanılmaktadır. Sistem; yeryüzünde kurulu 5 yer istasyonu, 5 ana stratejik ve 100’ün üzerinde irili ufaklı uydudan oluşmaktadır. Gelişen teknoloji ile bu sayıların artmış olabileceğini de söylemek yanlış olmayacaktır. Bununla birlikte Rusya, Çin, Danimarka, Hollanda, İsviçre, Fransa ve İsrail gibi devletlerin de benzer sistemler kullandığı bilinmektedir.

Echelon sisteminin verimliliği internetin yaygınlaşmasıyla daha da artmıştır. Ayrıca, ABD’nin okyanus tabanındaki telefon hatlarına da bu sistemin kontrolünü sağlamak amacıyla dinleme cihazları yerleştirdiği bilinmektedir. Sistemi uyduların yanında ABD’nin nükleer denizaltıları, okyanuslarda sürekli seyir halinde bulunan gemileri, özellikle RG-135 tipi uçakları sahip oldukları gelişmiş bilgisayar sistemleri ile beslemektedir.

İnternetin yaygınlaşması ve e-devlet projelerinin sistemi beslenmesi bakımından bu konular üzerinde daha da dikkatle durulması gerekmektedir. İnternette gezen, bu sisteme ait e-postaları, haber gruplarını, sayfaları, sohbet odalarını kullanan herkes aslında arkasında iz bırakmaktadır. Hem bireysel hem de ticari olarak bunu ağlar üzerinde dolaşan bilgiler Echelon ve benzeri sistemler tarafından yakalanabilir özellik taşımaktadır.

Echelon sistemi nedir?

Echelon?

       Avrupa Parlementosu’nda 1998 yılında yayınlanan ilk rapora göre ABD, Avrupa’daki telefon, faks ve e-posta haberleşmenin %90’ını Echelon sistemiyle denetliyebiliyordu. Echelon’un ayrıca, Amerikan şirketleri için rakiplerin sırlarını çalma suretiyle bu şirketlere milyarlarca dolar kazanç sağladığı da yapılan iddialar arasındadır.

       Dünyanın gizli bir kulak tarafından dinlendiği aslında 6 Eylül 1960’da, Rusya’ya iltica eden iki NSA görevlisinin basın toplantısında, NSA’nın 2000 dinleme istasyonuyla pekçok ülkeyi dinlediği şeklindeki iddialarına kadar uzanmaktadır.

Dünyadaki bütün telefon, faks, telsiz, SMS ve elektronik posta iletişimini dinleyen Echelon’un varlığı resmi olarak ilk kez, 23 Mayıs 1999’da Avustralya, Canberra’daki Savunma Sinyalleri Müdürlüğü (DSD) Başkanı Martin Brady’nin yaptığı açıklama ile ortaya çıkmıştır. 1999 yılında yapılan bu ilk resmi açıklamadan sonra Avrupa Birliği’de bu sistem üzerindeki çalışmalara, ABD’nin dünyayı dinleme faaliyetlerinin bir benzerini gerçekleştirmek amacıyla daha yoğun bir biçimde hız vermiştir.

Avrupa Parlamentosu’na 1999’da elektronik istihbarat konusunda sunulan ikinci raporun yazarı olan Duncan Campbell’e göre Echelon, ABD’nin en büyük istihbarat örgütü olan Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) tarafından, ticari ve askeri iletişim uyduları aracılığıyla yapılan haberleşmeyi zaptedip incelemek için geliştirilen bir araç. Sistemin öteki parçaları da internet, yeraltı ve denizaltı haberleşme kabloları, telsiz haberleşmesi ya da büyükelçiliklere yerleştirilen gizli aygıtlar aracılığıyla yapılan her türlü iletişimi zaptediyor ya da özel uydularla haberleşme sinyallerini topluyor.

Amerika’da dinleme faaliyetlerini NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı), FBI (Federal Araştırma Bürosu) yürütmektedir.

Peki Cep Telefonları?

Stratejik İstihbarat

Bu teknolojilere ilave olarak değinmek istediğim önemli bir diğer konuda cep telefonlarıdır. Nitekim, Sovyetler Birliği döneminde Kızıl Ordu-gizli servis haberleşmesinde kullanılan Rus kripto cihazlarını geliştiren mühendis Anatoliy Klepov, 21’nci yüzyılın en güçlü silahının sanıldığı gibi atom bombası olmadığını, onun yerini çoktan herkesin yanında taşıdığı cep telefonunun aldığını söylemektedir.

Klepov’a göre dinleme cihazı olarak kullanılabilen cep telefonlarıyla, kişinin beynine komut yollamak bile mümkün. Bugün polifonik ses iletim sistemiyle donatılmış herhangi bir cep telefonu rahatlıkla psikotron silaha dönüşebilir. Sıradan bir görüşmenin üzerine alçak frekanslı, genelde 10 ila 20 Hertz arasında değişen, parazit türü sesi andıran ek bilgi eklenerek sizi istenilen davranışlarda bulunmaya zorlayabilirler.

Dinleme faaliyetlerinin sadece devlet kontrolündeki gizli servisler tarafından değil; kişi, suç grupları ve teröristlerin de silahı haline geldiğini belirten Anatoliy Klepov, cep telefonun nasıl silaha dönüştüğünü şöyle sıralamaktadır:

  • Dinlemek kolay: GSM telefonu görüşmeleri basit bir şifrelemeyle dalga biçiminde iletiliyor. Kötü emeli olan kişi veya kişiler istedikleri şahsın görüşmesini cep telefonundan alıcı istasyona giden dalgayı yolda yakalayarak dinleyebilir.
  • Sözler değiştirilebilir: Belirli teknik donanımla sizin konuşmanızı yolda ele geçiren kişiler, bilgisayar simülasyonuyla sizin sesinizle karşı tarafa farklı bilgi ulaştırabilir. Rus bir savcının telefonda ’Davanın sonuçlanması için bana dosyaları getirin’ sözleri, ’davanın sonuçlanması için bana Mercedes getirin’ şekline dönüştürülünce savcı rüşvetle suçlandı.
  • Cepteki mikrofon: Cep telefonuyla konuşmasanız bile cihazın mikrofonu devamlı verici olarak çalıştırılabilir. Yanınızda mikrofonla gezmediğinizden emin olmak için çok basit bir GSM telefonu kullanmanız ve pilini yuvasından çıkarmış olmanız lazım. Palm türü modern cep telefonunun ana besleme ünitesini yerinden sökseniz bile cihazın içindeki bellek muhafaza piliyle uzaktan kumanda mikrofonunu faaliyete geçirmek yine de mümkün.
  • Şifreler çalınabilir: SMS haberleşmeniz yolda yakalanabilir. Kredi kartı şifresi veya başka gizli bilgileri kesinlikle SMS yoluyla iletmeyin. Yolda çalınma ihtimali çok kuvvetli.
  • Sahte SMS gönderme: Rus milyarder Roman Abramoviç ile boşandığı eşi arasında böyle bir olay yaşanmış. Abramoviç’in sevgilisi adından aşk mesajları eski eşinin telefonuna düşmüş. Yanıltıcı SMS göndererek sizi belirli bir yerde bekleyen suç unsurları bu noktaya gelmenizi sağlayabilir.
  • Virüsler: Windows işletim sisteminin küçültülmüş biçimi kullanan palm tipi cep telefonları bu tür saldırılara tamamen açık. İşletim sisteminin kendisi yüzlerce güvenlik boşluğu içeriyor.
  • Mikrofon piller: Kullanılan pilin kendisi kablosuz mikrofon olarak çalışabiliyor. Üstelik işin ilginç tarafı bu tür pillerin bazen üretici firma çıkışlı da piyasaya sürülüyor olması.
  • Yer belirleme: GSM operatörü istediği taktirde sizin nerede bulunduğunuzu rahatlıkla tespit edebilir. Konum belirleme bölgedeki verici istasyonların sayısına göre 30 cm’den birkaç m.’ye kadar değişebilir.